Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Yunan askerlerinin Türk askerine yönelik hakaretlerini kınayarak, bu tür davranışların kabul edilemeyeceğini vurguladı. Karşılıklı saygı ve uluslararası normların önemine dikkat çeken TSK, bu tür tavırların her iki ülkenin de barış içinde bir arada yaşama iradesiyle çeliştiğini belirtti. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, Türkiye'nin her zaman diyalogdan yana olduğu, ancak provokatif eylemlerin Türk askerinin onurunu zedelemeyeceği ifade edildi.
Yakın dönemde Ege Denizi'nde patlak veren gerilim, Yunan askerlerinin yaptıkları provokatif eylemlerle bir kez daha gündeme geldi. İki taraf arasındaki sınırların hassasiyeti bilinirken, yaşanan bu olay, uluslararası hukuka ve askeri etik kurallarına kesinlikle aykırıdır. Türk askerinin fedakârca yürüttüğü görevler sırasında, Yunan askerlerinin sergilediği bu olumsuz tavırlar, uluslararası ilişkilerin zarar görmesine neden olmaktadır.
TSK, yaşanan olayın ardından sosyal medya ve resmi kanallar aracılığıyla yaptığı açıklamada, her askerin saygı görme hakkı olduğunu belirtti. Başkanlık ve excondamin düşkünlükle karşı olan Türk Yetkilileri, bölgede barışın sürmesi için her iki tarafın da sorumlu davranması gerektiğine dikkat çekti. Bu tür provokasyonların sadece arkadaşça bir ortamı bozmakla kalmayıp, uzun vadede iki ülke arasındaki ilişkileri de zedeler nitelikte olduğu ifade ediliyor.
TSK’nın yaptığı açıklamada dikkat çeken bir diğer nokta ise, Türkiye'nin komşularıyla olan ilişkilerinde daima diyalog ve iş birliği peşinde olduğudur. Barış dolu bir ortamda, uluslararası güvenliğin sağlanması ve ülke ilişkilerinin geliştirilmesi adına, her iki tarafın da duygusal ve provokatif eylemlerden kaçınması gerektiği vurgulandı. Özellikle askeri ilişkilerde uluslararası anlaşmalara ve protokollere sadık kalmanın önemi bir kez daha hatırlatıldı.
Bu bağlamda, TSK'dan yapılan açıklama, yalnızca güncel bir olayın kınanmasından çok daha fazlasını ifade ediyor. Türkiye'nin uluslararası platformlardaki konumu ve saygınlığı, düşmanca tutumların sergilenmesiyle değil, dostça ilişkilerin geliştirilmesiyle pekişecektir. İki komşu ülkenin, karşılıklı anlayış ve hoşgörü çerçevesinde hareket etmesi gerektiği ifade edilerek, barış dolu bir geleceğin teminatı olan bu gibi erdemlerin önemine vurgu yapıldı.
Sonuç olarak, Türk askerine yönelik hakaretler ve provokasyonlar yalnızca TSK’yı değil, aynı zamanda Türk milletini de derinden yaralamaktadır. Yunan askerinin tutarsız ve provokatif davranışlarına karşı TSK'nın sergilediği tavır, ulusal birliğin ve barışın korunmasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Birlikte yaşama iradesinin hakim olduğu bir dünyada, Türk ve Yunan halklarının dostluk içerisinde bir arada yaşaması; her iki tarafın ortak sorumluluğudur.