Şırnak'ın gözde köylerinden birinde yaşayan ve tarım ile hayvancılıkla uğraşan Ali ve Fatma çiftinin hikayesi, sıradan bir yaşamın ötesine geçiyor. 16 yıllık evliliklerinin ardından, çiftin hayatı ineklerden sağladıkları gelirle şekillendi. Bu gelirle birlikte, kendilerini dünyanın dört bir yanındaki ülkelere açtıkları muhteşem bir gezgin olarak buldular. Şırnak’ın doğal güzelliklerinden yola çıkarak, dünya haritasını adeta gezi defteri gibi kullanan bu cesur çift, 6 kıtada toplam 40 ülke gezerek iz bıraktı. İneklerin onlara sunduğu özgürlük ve macera duygusu, Ali ve Fatma’nın hayallerini gerçekleştirmesinde önemli bir rol oynadı.
Ali ve Fatma, genç yaşlarda evlendiklerinde Şırnak’ın kırsal kesiminde kendi çiftliklerini kurmaya karar verdiler. İlk yıllarında hayvancılığa yönelen çift, ineklerden elde ettikleri süt ve diğer ürünlerle geçimlerini sağladılar. Ancak yaşadıkları bölgenin doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleri, onları her zaman başka yerlere seyahat etmeye teşvik etti. İneklerden gelen gelirle, küçük birikimlerini bir araya getirerek çeşitli seyahatler yapma kararı aldılar.
Başlarda, yakın çevredeki illere yapmaya başladıkları küçük kaçamaklar, zamanla büyük bir tutkuyla dolu dünya turuna dönüştü. Seyahat ettikleri ilk ülke Yunanistan oldu. Burada geçirdikleri zaman, onlara yeni kültürler tanıma ve dünya hakkında daha geniş bir perspektife sahip olma fırsatı sundu. İlk yurt dışı deneyimlerinin ardından, çift daha fazla keşfetme arzusuyla doldu ve yola devam etme kararı aldılar.
Ali ve Fatma, çılgınca bir dünya turuna çıkmaya karar verdiklerinde, hedef olarak dünyayı belirlediler. Hedeflerine ulaşmak için finansal açıdan en iyi seçeneğin ineklerden elde edilen gelir olduğunu düşünerek, tarım işlerini daha da büyüttüler. Birikimlerini artırmak için çalışmaya devam ederken, seyahat için gerekli olan tüm planlamaları da yaptılar. İlk destanlarının ardından, egzotik yerler, tarih kokan şehirler ve farklı kültürlerle dolu maceralar onları bekliyordu.
Time to travel vizesiz geçişlerle sırayla karşılarına çıkan ülkeleri ziyaret ettiler. Fransa'nın romantik sokaklarından, Avustralya'nın geniş açıklarına kadar her gezi onlara yeni insanlarla tanışma, farklı yaşam tarzlarını anlama fırsatı sundu. 40 ülke gezmiş olmanın verdiği deneyim, onların birbirleriyle olan bağını da güçlendirdi. Seyahatlerinin her durağında, yerel mutfakları denemekten, geleneksel el sanatlarını keşfetmeye kadar birçok farklı deneyim yaşadılar.
Bununla birlikte, seyahat ederken yaşadıkları zorluklar da oldu. Zaman zaman kaybolmalar, iletişim sorunları ve kültürel farklılıklar gibi durumlarla karşılaşsalar da, her seferinde bu engelleri aşmayı başarıp yolculuklarına devam ettiler. Maceralarının sonunda, yaşadıkları her anıyı ve deneyimi bir hatıra olarak saklamayı öğrendiler.
Çift, gezdikleri yerlerden sadece güzel anılar değil, aynı zamanda birçok arkadaşlık da edindiler. Her yeni ülkede farklı insanlarla dostluklar kurarak, yeni kültürleri tanıma fırsatı buldular. Şırnak’tan dünyanın dört bir yanına genişleyen bu arkadaşlık ağı, her gidişlerinde yeni hikayelere kapı araladı.
Sonuç olarak, Ali ve Fatma'nın İzmir’in tarihi sokaklarından Kırgızistan’ın dağlarına kadar uzanan seyahat hikayesi, hayvancılıkla başladıkları bu yolculuğun nasıl sona erdiğini gösteriyor. İneklerden sağladıkları gelir, onların hayallerini gerçekleştirmelerine olanak tanıdı. Bugün, dünya haritası üzerinde parıldayan ülkeler, çiftin kalplerde bıraktığı anılardır. Şırnaklı bu çift, hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu anlamış durumda: hayallerini gerçekleştirmek için çabalamak ve yaşamı dolu dolu yaşamak.